Cumhuriyet’in kurulduğu dönemde ülkede birçok alanda olduğu gibi muhasebe düşüncesine katkı verebilecek insan kaynakları eksikliği söz konusudur.

Bu dönemde muhasebe düşüncesine katkı sağlama konusunda üç temel faktör rol oynamaktadır.

Bunlardan birincisi, Osmanlı’nın son döneminden Kurtuluş Savaşı sonuna kadar ülkenin yetişmiş insan kaynaklarının büyük bir kısmının savaşlarda hayatını kaybetmesi nedeniyle yetişmiş insan kaynakları eksikliğidir.

İkincisi, Osmanlıda 1100 yılı aşkın bir süredir kullanılan devlet muhasebe sistemi olan merdiven yönetiminin bırakılarak 1879’li yıllardan sonra çift yönlü kayıt sistemine geçilmesi nedeniyle, henüz çift yanlı kayıt yöntemini iyi bilen ve bu alanda muhasebe düşüncesine katkı sağlayacak yeterli birikime sahip muhasebe profesyoneli eksikliğidir.

Üçüncüsü ise 1928’de Latin alfabesine geçişle birlikte yeni alfabe ile muhasebe alanında kitap yazabilecek kişilerin eksikliğidir.

Yazının devamı için tıklayınız ...