ANASAYFA

Osmanlı'da Devlet Muhasebesi Mesleğinin Özellikleri

Özet

Ortadoğu’nun devletçi ortamı içinde varlığını asırlar boyu sürdüren Osmanlı Devleti’nde, genellikle bütün alanlarda olduğu gibi muhasebe düşüncesinin de devletçi bir ortamda geliştiği gözlenmektedir. Kaçınılmaz olarak muhasebe mesleği de devletçi anlayış çerçevesinde gelişmiştir. Osmanlı mali yapısının özelliği, mali düzeni muhasebecilerin sürdürmüş olmasıdır. Yani mali kararları muhasebeciler alıyor, bu kararları muhasebeciler uyguluyor ve kayıtları da muhasebeciler yapıyordu. Bu durum, muhasebe mesleğinin devlet muhasebesi içinde etkin bir şekilde gelişmesinin yolunu açıyordu.

Bu ortam içinde devlette bir muhasebe düşüncesinin hakim olduğu ve mali olayların muhasebeci gözü ile çözülmesine çalışıldığı; yani muhasebe kültürünün devlet yapısında etkin bir durumda bulunduğu anlaşılmaktadır. Ve böyle bir ortam, muhasebe mesleğinin sağlam örgüt yapısına sahip bulunmasını, muhasebecilerin hiyerarşik bir düzene sahip olmasını sağlamıştır. Bu düzen Tanzimat (1839) ile birlikte bozulmuştur. Çünkü bu tarihte Maliye Nezareti kurulmuş ve devlet muhasebesi örgütü Muhasebe-i Umumiye adı ile daha küçük bir yapı haline getirilmiştir. Kuşkusuz bu değişim, yerinde ve çağdaş uygulamalara uygun bir gelişmedir. Ama, özel kesim gelişemediği için, devlet örgütü dışında muhasebe mesleği gelişme gösterememiş ve mesleğin ne örgütsel bir yapısı ne hiyerarşik bir düzeni ve ne de unvanları olmuştur. Bu boşluk, 1989 yılında Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TURMOB) nin kuruluşuna kadar devam etmiştir. Yani 1839 -1989 yılları arasında 150 yıllık bir dönemde, Türkiye’de muhasebe mesleği vardır, ama bir örgütsel yapıya sahip değildir.

 

Yazının devamı için tıklayınız.