DUYURULAR

İstanbul, 14.05.2010

 

 

 

 

DUYURU 261

 

Konu: Yabancı sermayeli şirketlerin bildirimi ve istirahatli personele ilişkin bildirim hakkında.

 

1. Yabancı Sermayeli Şirketlerde Faaliyet Bilgi Formu

20.08.2003 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 5/a maddesinde, Kanun kapsamındaki şirket ve şubelerin, sermayelerine ve faaliyetlerine ilişkin bilgileri Yönetmelik ekinde (Ek-1) yer alan “Doğrudan Yabancı Yatırımlar İçin Faaliyet Bilgi Formu” çerçevesinde yıllık bazda ve her yıl en geç Mayıs ayı sonuna kadar Genel Müdürlüğe bildirmeleri gerektiği açıklanmıştır.

Yukarıda belirtilen Yönetmelik gereğince Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamına giren şirket ve şubelerin, 2009 yılına ilişkin olarak dolduracakları “Doğrudan Yabancı Yatırımlar İçin Faaliyet Bilgi Formu”nu en geç Mayıs ayı sonuna kadar Hazine Müsteşarlığı Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğüne bildirmeleri gerekmektedir. Söz konusu bildirim formuna www.hazine.gov.tr  internet adresinden ulaşılabilir.

 

2. İstirahatli Sigortalıların Çalışmadıklarına İlişkin Bildirim

12.05.2010 Tarih ve 27579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İstirahatli Olan Sigortalıların İşyerinde Çalışmadıklarına Dair Bildirimin İşverenlerce Sosyal Güvenlik Kurumuna Gönderilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” ile sigortalıların istirahatli oldukları süreler için geçici iş göremezlik ödeneklerini alabilmelerine esas işyerinde çalışmadıklarına dair bildirimin işverenlerince zorunlu olarak elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.

Buna göre bildirimin, http://www.sgk.gov.tr internet adresinde “İŞVEREN” menüsü “Çalışılmadığına Dair Bildirim Girişi”, “Kullanıcı Şifre Ekranı”, “Çalışılmadığına Dair Bildirim İşlemleri”, “Giriş” bölümünde yer alan bilgiler kaydedilmek suretiyle sigortalılarca hak edilen istirahat süresini takip eden 5 iş günü içinde elektronik ortamda Kuruma gönderilmesi zorunludur.

Hak edilen istirahat süresi: On günden kısa süreli istirahatlarda istirahatın bittiği günü, on gün ve daha uzun süreli istirahatlarda onar günlük sürelerin bittiği ve son on günlük süreden arta kalan istirahat süresinin bittiği günü ifade etmektedir.

Bildirimi göndermeyen veya belirtilen süre dışında gönderen işverenler hakkında 5510 sayılı Kanunun 102 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendine[1] göre idari para cezası uygulanacaktır.

Tebliğ yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

Durum bilgilerinize sunulur.

                                   Saygı ile,

                                                                                    Dr. Oktay GÜVEMLİ



[1]i) Kurum tarafından bu Kanunun 100 üncü maddesi kapsamında Kurum tarafından istenen bilgi ve belgeleri belirlenen süre içinde mücbir sebep olmaksızın vermeyen kamu idareleri, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler hakkında, aylık asgari ücretin beş katı tutarında, geç verilmesi halinde ise aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.”

İstanbul, 03.05.2010

 

 

 

DUYURU 260

 

Konu: 5510 Sayılı Kanun kapsamında uygulanan gecikme cezası oranı ve kullanılmış araç satışında uygulanacak KDV oranı hakkında.

 

1. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Uygulanan Gecikme Cezası Oranı Düşürüldü

 

Bilindiği üzere 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 89. maddesinin ikinci fırkasında Kurumun prim ve diğer alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için % 3 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. Ayrıca, her ay için bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır.” hükmü yer almaktadır.

Söz konusu yasa maddesinde belirtilen %3’lük gecikme cezası oranı, 28.04.2010 tarih ve 27565 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2010/260 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 01.05.2010 tarihinden geçerli olmak üzere % 2 olarak yeniden belirlenmiştir.

 

2.Kullanılmış Araç Satışında Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranı

 

Kullanılmış araç satışında uygulanacak KDV oranına ilişkin tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayımlanan  29.04.2010 tarih ve 54 sayılı  KDV Sirkülerinde aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

“-Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 8701.90.50.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonunda yer alan kullanılmış tekerlekli zirai traktörler ve ormancılıkta kullanılan tekerlekli traktörlerin (motokültörler hariç) 30/3/2009 tarihinden itibaren tesliminde %1 oranında KDV hesaplanacaktır.

-Aracın 87.03 pozisyonunda yer alan binek otomobili niteliğine haiz olması durumunda 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine ekli I sayılı listenin 9 uncu sırasına istinaden söz konusu aracın satışı %1 oranında KDV'ye tabi olacaktır.

-Araç sahibinin KDV Kanununun 30/b maddesine göre binek otomobillerinin alımında yüklendiği KDV'yi indirim hakkı bulunması halinde (araç kiralama, taksi işletmesi gibi) bu aracın satışında KDV oranı %18 olarak uygulanacaktır. Ancak, binek otomobillerinin alımında yüklendiği KDV'yi indirim hakkı bulunan mükelleflerin 31/12/2007 tarihi itibariyle aktiflerinde veya envanterlerinde bulunan binek otomobillerinin iktisap tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra teslimi %1 oranında KDV'ye tabi tutulacaktır.

-Aracın 87.03 pozisyonunda yer almaması durumunda ise %18 oranında KDV uygulanacaktır. Örneğin; eşya taşımaya mahsus kamyonun satışında %18 oranında KDV hesaplanacaktır.

 Aynı şekilde 87.02 pozisyonunda yer alan otobüs, midibüs ve minibüs gibi araçların teslimi de %18 oranında KDV'ye tabi tutulacaktır.

-Ambulanslar, mahkum taşımaya mahsus arabalar, para arabaları, cenaze arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi özel amaçla yapılmış motorlu taşıtların kullanılmış olanlarının tesliminde %18 oranında KDV uygulanacaktır.”

 

Durum bilgilerinize sunulur.

                                               Saygı ile,

                                                                                          Dr. Oktay GÜVEMLİ

İstanbul, 05.04.2010

 

 

 

 

 

DUYURU 259

 

Konu: Döviz kurları hakkında.

 

1. 31.03.2010 Tarihli Değerlemelerde Yararlanılacak Kurlar

 

31.03.2010 tarihi itibariyle geçici vergi uygulamasında dövizli alacak ve borçların değerlemesinde yasa gereği dönemin son günü yayımlanan alış kurları esas alınmaktadır. Buna göre 31.03.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan döviz kurları aşağıdadır.

 

Döviz

Döviz Alış

Efektif Alış

1 ABD Doları

1,5215

1,5204

1 İngiliz Sterl.

2,2924

2,2908

1 İsviçre Fr.

1,4305

1,4284

100 Japon Yeni

1,6408

1,6347

1 Euro

2,0523

2,0509

 

Not : Bilindiği gibi efektif alış kurları mükelleflerin nakit yabancı paraları için, döviz alış kurları ise nakit olmayan yabancı paraları için uygulanır. Banka hesaplarının da, alacak niteliği göstermeleri sebebiyle,  döviz alış kuru ile değerlendirilmesi uygun olur.

 

 

 

 

Durum bilgilerinize sunulur.

                                                           Saygı ile,

                                                                                                Dr. Oktay GÜVEMLİ

 

 

 

İstanbul, 16.03.2010

 

 

DUYURU 258

 

Konu: Kimi LPG alımında ÖTV tutarının sıfıra indirilmesi, faturaların elektronik ortamda düzenlenmesi ve gönderilmesi, perakende satış vesikası ile belgelendirebilecek giderler, işten ayrılan sigortalıların sağlık hizmetinden yararlanmaları ve SGK aylık bildirimlerinde gün sayısının belirlenmesi hakkında.

 

1. Aeorosol Üretiminde Kullanılmak Üzere  LPG Alımında ÖTV Tutarı Sıfıra İndirildi

 

27.02.2010 Tarih ve 27506 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2010/135 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan 2711.19.00.00.11 G.T.İ.P. numaralı "Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (L.P.G.) Diğerleri"nin, aerosol üretiminde kullanılmak üzere tesliminde özel tüketim vergisi (ÖTV) tutarı sıfır olarak belirlenmiştir.

Söz konusu Kararnamenin uygulanma usul ve esasları 06.03.2010 tarih ve 27513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 18 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliğinde açıklanmıştır.

 

2.Faturaların Elektronik Ortamda Düzenlenmesi ve Gönderilmesine Yönelik VUK Genel Tebliği Yayımlandı

 

Faturanın elektronik belge olarak düzenlenmesi, elektronik ortamda iletilmesi, muhafaza ve ibraz edilmesine ilişkin usul ve esaslar 05.03.2010 tarih ve 27512 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 397 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğinde açıklanmıştır.

Uygulayıcıların Tebliği incelemeleri gerekmekle birlikte, Tebliğde öne çıkan hususlar aşağıda belirtilmiştir.

-  E-Fatura, yeni bir belge türü olmayıp, kağıt fatura ile aynı hukuki niteliklere sahiptir. Mal veya hizmet satışı dolayısıyla fatura düzenlemek zorunda olan mükellefler, genel hükümler çerçevesinde kağıt fatura düzenleyebilecekleri gibi bu Tebliğde yer alan şartlar çerçevesinde e-Fatura da düzenleyebilirler. Aynı mal veya hizmet satışı işleminde hem kağıt faturanın hem de elektronik faturanın bir arada düzenlenmesi mümkün değildir. Müşterinin talep etmesi durumunda ise genel hükümler çerçevesinde sadece kağıt fatura verilmesi zorunludur.

- Başlangıç olarak, anonim ve limited şirket statüsünü haiz mükelleflerin uygulama kapsamında e-Fatura gönderme ve/veya almasına izin verilmesi uygun görülmüştür.

- Faturaların elektronik belge olarak oluşturulması ve gönderilmesinde uyulması gereken format ve standartlar http://www.efatura.gov.tr/ internet adresinde duyurulmuştur.

- Mükellefler e-Fatura düzenlerken, Tebliğde belirtilmeyen hususlarda süreler başta olmak üzere Vergi Usul Kanunu ve ilgili diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan usul ve esaslara uymak zorundadır.

- E-Fatura Uygulaması, bünyesinde e-Fatura gönderme ve/veya alma işlemlerini yapmak üzere her bir kullanıcıya ait kullanıcı hesabı barındıracak olup, bu hesap aracılığı ile kullanılabilecek fonksiyonlar, ilgili hesabın ve kullanıcının niteliğine göre şekillenecektir.

 

3.Perakende Satış Vesikası İle Belgelendirebilecek Giderler

 

Uygulamada, fatura düzenleme sınırının altında kalan her türlü mal ve hizmet alımının perakende satış vesikası ile belgelendirildiği görülmektedir. Aşağıda Gelir İdaresi Başkanlığının konu ile ilgili görüşü yer almaktadır (23.11.2009 tarih ve B.07.0.GİB.0.01.29/2925-233-965-110919 sayılı mukteza).

 

“Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde, "birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler;

1 - Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;

2 - Serbest meslek erbabına;

3 - Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;

4 - Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;

5 - Vergiden muaf esnafa.

Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.

Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 670 TL'yi (2009 yılı için) geçmesi veya bedeli 670 TL'den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir." hükmü yer almaktadır.

Konuyla ilgili yayınlanan 204 ve 206 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde, mükelleflerin ticari faaliyetlerine ilişkin olarak; işyerlerinde kullanılmak ve tüketilmek amacıyla satın aldıkları (kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri gibi) ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen Kanuni haddi aşmayan mal ve hizmet alımları için düzenlenen perakende satış veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesinin uygun görüldüğüne ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Söz konusu düzenleme mükelleflerin sadece iş yerinde kullanmak ve tüketmek amacıyla satın aldıkları mal ve hizmetleri kapsamakta olup, şehir içi ve dışındaki iş seyahatlerinde yeme, içme gibi harcamalarının bu kapsamada değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu tür harcamaların kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi için fatura ile tevsiki mecburidir.”

Söz konusu görüş dikkate alınarak harcamaların belgelendirilmesi uygun olacaktır.

 

4. İşten Ayrılan Sigortalıların Sağlık Hizmetinden Yararlanmaları

 

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 20.02.2010 tarihli basın açıklamasında işten ayrılan personelin sağlık hizmetinden yararlanması konusu ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

 

“5510 sayılı Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak çalışanların işten ayrıldıkları tarihten 10 gün sonra sigortalılık nitelikleri sona ermekte, bu durumdaki sigortalıların bir yıl içerisinde 90 gün primlerinin olması halinde genel sağlık sigortalısı olarak 10 günden sonraki 90 gün süreyle prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın sağlık yardımlarından yararlanmaya devam etmektedirler.

Diğer taraftan, işten ayrılan sigortalıların işsizlik ödeneğine hak kazanmaları halinde işsizlik ödeneği süresince; kamu idarelerine ait mevsimlik işlerde çalışan sigortalıların ise iş akitleri askıda kaldığı sürede yukarıda belirtilen süre kısıtlaması olmaksızın sağlık yardım hakları bulunmaktadır.

Ayrıca, işten ayrılan zorunlu sigortalılar, 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrası (özellikle bu fıkranın (c) bendi) kapsamında genel sağlık sigortalısı olma şartlarını taşımaları halinde, yine sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam edeceklerdir.

Nihayet, bu kişilerin yukarıdaki şartlardan hiç birini taşımamasına rağmen yeşil kart sahibi olmaları ve bu şekilde sağlık hizmetlerinden kesintisiz bir şekilde yararlanmaları da mümkün bulunmaktadır.”

 

            5.SGK Aylık Bildirimlerinde Gün Sayısının Belirlenmesi

 

Uygulamada ay içinde işe giren, işten çıkan, belirli günlerde çalışmayan personelin prim ödeme gün sayısının tespitinde problem yaşandığı gözlenmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 28.09.2009 tarih ve 27011 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin Sosyal Güvenlik Kurumuna Verilmesine ve Primlerin Ödenme Sürelerine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde konu aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.

- Ay/dönem içindeki çalışmaları tam olan sigortalıların prim ödeme gün sayıları, ay/dönemin kaç gün olduğuna bakılmaksızın (ay/dönemin 28, 29, 30 veya 31 gün çektiği üzerinde durulmaksızın) 30 gün olarak sisteme girilecektir.

- Ay/dönemin ilk gününde işe giren ve o ayda tam çalışan sigortalılar hariç, ay/dönem içinde işe giren sigortalıların prim ödeme gün sayıları, işe giriş tarihleri ve ay/dönemin kaç gün olduğuna bakılarak parmak hesabı yapılmak suretiyle hesaplanacaktır.

- Ay/dönemin son gününde çalıştıktan sonra işten ayrılan sigortalılar hariç olmak üzere, ay içinde işten ayrılan sigortalıların prim ödeme gün sayıları, işten çıkış tarihleri ve ay/dönemin kaç gün olduğuna bakılarak parmak hesabı yapılmak suretiyle hesaplanacaktır.

- İşe başladığı ay/dönem içinde işten ayrılan sigortalıların ilgili ay/dönemdeki prim ödeme gün sayıları (ay/dönemin ilk günü işe başlayıp son günü işten ayrılanlar hariç), sigortalının işe giriş tarihi ve işten çıkış tarihleri dahil kaç gün olduğuna bakılarak, parmak hesabı yapılmak suretiyle hesaplanacaktır.

- Ay/dönem içinde işe girişi veya işten çıkısı bulunmayan, çeşitli nedenlerle (istirahat, ücretsiz izin, disiplin cezası gibi) ay/dönemin bazı günlerinde çalışmayan ve çalışmadığı günler için de ücret almayan sigortalıların ilgili ay/dönemdeki prim ödeme gün sayıları, ilgili ay/dönemdeki gün sayısından, ücret almaya hak kazanılmamış gün sayısı çıkartılmak suretiyle hesaplanacaktır.

- Ay/dönem içinde işe başlayan veya işten ayrılan sigortalıların, aynı zamanda çeşitli nedenlerle (istirahat, ücretsiz izin, disiplin cezası gibi) ay/dönem içinde hak kazanılmış hafta tatili dışında, çalışmadığı ve çalışmadığı günler için de ücret almadığı günlerin bulunması durumunda, ilgili ay/dönemdeki prim ödeme gün sayısı, ücret alınan gün sayısı esas alınmak suretiyle, başka bir ifade ile ilgili ay/dönemdeki gün sayısından, işe başladığı tarihten önceki gün sayısı, işten ayrıldığı tarihten sonraki gün sayısı ve ücret alınmayan gün sayısı çıkartılmak suretiyle hesaplanacaktır.

Örnek - Özel sektöre ait bir işyerinde, 8/3/2010 tarihinde işe başlamış olan sigortalının, 2010/Mart ayında işe başladığı tarihten sonra 3 gün istirahatlı bulunduğu ve hak kazanılmış hafta tatili dışında söz konusu ayın diğer günlerinin tamamında çalışmış olduğu varsayıldığında, ilgili aydaki prim ödeme gün sayısı 31 - 7 - 3 = 21 olacaktır.

 

Durum bilgilerinize sunulur.

                                                               Saygı ile,

                                                                                                  Dr. Oktay GÜVEMLİ

İstanbul, 05.02.2010
 
 
DUYURU 257
 
Konu: Mal ve hizmet alış ve satış (Ba ve Bs) bildirim formlarına ilişkin uygulama değişiklikleri hakkında.
 
Ba ve Bs Formlarının Bildiriminde Yapılan Değişiklikler Hakkında
 
04.02.2010 tarih ve 396 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde Ba ve Bs formlarına ilişkin olarak 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri açıklanmıştır. Buna göre bildirimlerin düzenlenmesinde ve verilmesinde öne çıkan değişiklikler aşağıda belirtilmiştir.
 
- Mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre, bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları, "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; bir kişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" nun Tablo II alanında bildirilecektir.
- Belirlenen hadlerin altında kalan alış ve satış bedellerinin bildirildiği, "Diğer Mal ve Hizmet Bedeli Toplamı" (Tablo III) bölümü Ba-Bs bildirim formlarından çıkartılmıştır.
- Bildirim verme yükümlülüğü bulunan, ancak tüm alış ve satışları belirtilen haddin altında kalan mükellefler, söz konusu formları Tablo II dışındaki tüm bilgileri doldurmak suretiyle vermek zorundadırlar.
- Mal ve/veya hizmet alış/satışlarının bildirilecekleri aylık dönemler, bunlara ilişkin belgelerin düzenlenme tarihi dikkate alınarak belirlenecektir.
- Mükellefler söz konusu bildirim formlarını, aylık dönemler halinde düzenlemek ve takip eden ayın birinci gününden itibaren son günü akşamı saat 24:00'e kadar sistem üzerinden onaylamak suretiyle göndermekle yükümlü tutulmuşlardır.
Uygulayıcıların yukarıda belirtilmeyen diğer hususlar için tebliği incelemeleri önem arz etmektedir.
 
 
 
 
Durum bilgilerinize sunulur.
Saygı ile,
Dr. Oktay GÜVEMLİ